”Ben En Çok Hans Somers’i Severim” | …ŞALPAZARI SES… SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com…
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

" RADYO AĞASAR " (Dinlemek için play tuşuna basınız)
”Ben En Çok Hans Somers’i Severim”
”Ben En Çok Hans Somers’i Severim”
Yıllar yıllar önceydi. Yine bir karne günü gelip çatmıştı. Her çocuk gibi ben de karne heyecanıyla sabahı zor etmiştim. Zayıfların olmadığı, pek iyilerle dolu bir karne bekliyordum. Nitekim karnem de...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

Yıllar yıllar önceydi. Yine bir karne günü gelip çatmıştı. Her çocuk gibi ben de karne heyecanıyla sabahı zor etmiştim. Zayıfların olmadığı, pek iyilerle dolu bir karne bekliyordum. Nitekim karnem de aynen istediğim gibiydi. Mutluydum, bir sene boyunca derslerime sıkı bir şekilde çalışmış ve bu çalışmanın meyvesini yani gurur dolu karnemi alarak evin yolunu tutmuştum. Eve giderken kalbim küt küt çarpıyordu. Annemin bana sözü vardı. Eğer pekiyilerle dolu bir karne getirebilirsem bir Trabzonspor forması kazanacaktım. Daha önceden hiç formam olmamıştı. Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde yaşıyorduk. Yaşadığımız ilçe merkeze bayağı bir uzaktı. Beni Trabzonspor’a bağlayan şeyler fenerli büyük bir radyo, amcamın oğlu ve okuldan sınıf arkadaşlarımdı. Onlar sayesinde Trabzonspor’u küçük bir ilçede yaşatmaya çalışıyorduk.

 

Neyse asıl konumuza dönelim. Annem bana verdiği sözü tutacaktı. Tamam dedi. Yemeğini yiyince formanı almaya gideceğiz. O kadar mutlu olmuştum ki yemeği dahi gözüm görmüyordu.  Zar zor yemeğimi yedim. Artık hazırdım. Bir senelik çalışmamın mükâfatı Trabzonspor forması olacaktı. Şalpazarı şehir merkezine iki dakikalık mesafede yer alan bir tuhafiyeci dükkânına girdik. Dükkâna girer girmez bizi bordo-mavi formalar karşılıyordu. Her bedenden, herkese uygun, farklı farklı numaralardan oluşan muhteşem formalar…

 

Onlardan gözlerimi alamıyordum. Adeta büyülenmiştim. Sayıların arasında kayboluyordum. 7 numaralar, 9 numaralar, 10 numaralar, 11 numaralar, 61 numaralar gözlerimin önünde bir belirip bir kayboluyordu. İnanılmaz heyecanlanmıştım. Hangi formayı seçecektim. Farklı bir numara olsun istiyordum. Boğazım düğümlenmişti. Neredeyse ağlayacaktım.

 

Tam da bu sırada tuhafiyeci amca sordu:

-Forman kaç numara olsun yeğenim?

Hiçbir numara aklıma yatmamıştı. Ne desem bilmiyordum. 7,9,10,11 ve 61 numaralar bütün arkadaşlarda vardı. Soğuk soğuk terliyordum. Bir süre sonra kendime gelebildim ve şu sözleri söyledim yarım yamalak:

-‘’Şeyyy, başka bir numara yok mu?’’

Tuhafiyeci amca biraz bakındıktan sonra sol tarafta tezgâhın hemen karşısında eteklerin yanında duran 8 numarayı işaret ediyordu.

-Bu olur mu yeğenim?

-‘’Evet, bu olur, bunu beğendim. Ben Hans Sommers’i çok severim’’ diyebildim çocuk aklımla.

Tamamen bezden yapılmış ipince bir formaydı. Ah, onu birde bana sorsanız… Sanki bordo-mavili bu formayı giyer giymez direkt Avni Aker’in çimlerine çıkacaktım.Formayı üzerime geçirdim hızlıca.Ardından Hans Sommers diye mırıldanarak birkaç futbolcu hareketi yapmaya yelteniyordum.

İçim içime sığmıyordu. 8 numarayı daha önceden hiçbir arkadaşımda da görmemiştim. Bu forma sadece bana ait olacaktı. Eşsiz bir formaydı. Herkes Yattara, Gökdeniz ve Fatih Tekke’nin adını söylerken ben de gururla Hans Sommers diyebilecektim…

Aslına bakarsanız, okulun bahçesinde top oynarken herkes Yattara, Gökdeniz ve Fatih Tekke olurdu. Çok iyi bir oyuncu değildim. O yüzden bu oyuncuların adlarını kullanmaktan kaçınırdım. Sanki bu futbolcuların adını zikredersem o hafta kötü oynayacaklarmış gibi bir hisse kapılırdım. O yüzden fazla dikkat çekmeyen oyuncuların adlarını kullanarak oynamaya devam ederdim. Tuhafiyeciden aldığımız 8 numara o dönem Hans Sommers’in formasıydı. Yani benim tam olarak istediğim de buydu.

Tuhafiyeciden ayrılırken formayı üzerimden çıkartmadım. Şalpazarı sokaklarını gol atmışçasına sevinerek arşınlıyordum. Annem, tuhafiyeci dükkânının önünde nereye gidiyorsun diyordu belli belirsiz. Aldırış etmedim. Sadece koşmak istiyordum. Birkaç saat koştum koştum… En son kan ter içinde eve geldiğimi hatırlıyorum. Hikâye de burada bitiyor.

Trabzonspor ile ilgili ilk maddi tanışıklığımız işte bu sayede oldu. Karne+ödül yani Trabzonspor forması. Kısacası hediyelerin de en büyüğü. Bir bez parçasının bir çocuğa bu kadar büyük bir sevinç vereceğini sanırım kimse hayal dahi edemezdi. İlk formam çok basit bir şekilde bordo-mavi bir bezden yapılmıştı. Hoş, bu durum çok da umrumda değildi…

8 numaralı formamla bir iki sene kalecilik yaptım. Şalpazarı’ndaki yakın arkadaşlarım iyi bilirler. O zamanlarda kısa boyuma rağmen kalecilik yapıyordum. Üstelik gözlüklerim de vardı. Buna rağmen uzun süre kalecilik yaptım. Gözlüklerime aldığım bir darbe sonrasında bıraktım kaleciliği.

Formamın akıbetini merak etmişsinizdir belki. Ne yazık ki ilk göz ağrım yani ilk formam Annem tarafından bir toz bezine evrildi…

 

 

 

 

MESUT YILMAZ

 

 

Bu Haber 1.341 kez Okundu
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Yukarı Geri Ana Sayfa

...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
”TEŞEKKÜR EDERİZ””TEŞEKKÜR EDERİZ”Şalpazarı İlçesine bağlı Akçiriş köyü sakinlerinden olan Merhum...
”Cumhurbaşkanımız Şalpazarı’lı Taşkın Ailesini Ağırladı””Cumhurbaşkanımız Şalpazarı’lı Taşkın Ailesini Ağırladı” Cumhurbaşkanı’ın 29 Ekim konuklarından İlçemiz Geyikli sakini Kazım...
”Şalpazarı’lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi Etti””Şalpazarı’lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi Etti”''Şalpazarı'lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi...
Çıtlaklı Cami İnşaatı BaşladıÇıtlaklı Cami İnşaatı BaşladıBeşikdüzü İlçemize bağlı Çıtlaklı Mahallesi Merkez Camii inşaatı...
”Ofsayta Hiç Düşmedik””Ofsayta Hiç Düşmedik”Trabzon’un merkez İlçesiyle beraber toplam 18 İlçesinden tek...

TRT Spor Haberler

  • Anket

    • Şuan bir anket mevcut değildir.