”Eski Bayramlarımı Geri İstiyorum” | …ŞALPAZARI SES… SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com…
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

" RADYO AĞASAR " (Dinlemek için play tuşuna basınız)
”Eski Bayramlarımı Geri İstiyorum”

“En güzel elbiselerimi giyeceğim. Ablamı bando takımının önünden geçerken selamlayacağım!
Hep bir ağızdan istiklal marşını okuyacağız.
Öğretmenime görünmek için yanına yaklaşacağım;
Annemin sabah özenle taradığı saçlarımı okşasın diye…
Beyaz gelinlikler giyinmiş yüzlerce ablalar, uçmağa hazır kelebekler gibi hareketlere hazırlanırken, ağabeylerin bir düdük sesiyle yukarı doğru gittikçe küçülen halkalar halinde yükseldiğini ve en tepedeki yağız delikanlının koynundan al bayrağı çıkarmasıyla bir alkış tufanının koptuğunu görür gibi oluyorum.
Sonra halkalar tek tek aşağı inip kaybolurken beyaz kumruların müzik eşliğinde danslarını seyre dalardım.

 


Sonra yarışmalar, davul zurna eşliğinde yapılan gösteriler, kemence ve horon, insana nasıl keyif veriyordu bir bilsen…
Günün mana ve önemimi belirten konuşmalar, arkasından söylenen şiirler milli duygularımız kabarıyor, Türk olmanın gururunu, heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorduk.
Akşamları fener alayı düzenlenir o coşkuyla nineler bile ellerinde bayraklarla evlerinin balkonundan selama dururlardı! “
Ne hoş ne güzel bayramlardı o günler…
Şimdi hala daha niçin yapılmadığını anlayamadığım bu bayramları geri istiyorum.
Biz gördük, yaşadık. Çocuklarımızın hakkı değil mi bu coşkuyu yaşaması?
Onları bu içe kapanıklıktan, bu heyecansızlıktan, bu hedefsizlikten nasıl kurtaracağız?
Onları bu cali zihniyetin tesirinden nasıl uzaklaştıracağız?
Bayramlarımız doğru dürüst kutlanmadan, onlara nasıl ışık vereceğiz?
Öğretmenlerimizde kıyafeti serbest bıraktık bu haliyle çocuklarımıza nasıl örnek olacağız?
Çok fakülte, çok üniversite açmakla övünüyoruz ama buraları bitirince nasıl iş bulacağız çocuklarımıza, hiç düşündünüz mü?
İster istemez konumuz sapıyor bu toz duman içinde…
Ben eski bayramlarımızı geri istiyorum.
Çocuklarımız için, geleceğimiz için.

 

 

On Dokuz Mayıs

 

Kadıköy’den Haydarpaşa’ya yürüyorum.
Günlerden on dokuz mayıs.
Adımlarım yorgun, gözlerim süzgün!
Bir çınar ağacının gölgesine oturmuşum.

 

Mavi denizin üzerinde dans eden,
Beyaz martıları seyrediyorum.
Gemiler geçiyor önümden,
Kimi gelin gibi süslü püslü,

 

Kiminin bacası dumanlı,
Kimi efkarlı, kimi nazlı,
Kimi askere giden delikanlı gibi,
Kimi Barbaros, kimi Seyit onbaşı,

 

Kimi neşeli, kimi üzgün,
Kimi Bandıma vapuru!
Fakat hiç biri, selamlamadan geçmiyor,
Haydarpaşa Garını!

 

Bu gemilerin motorlarının sesi,
Ayrı ayrı melodi!
Kimisi şarkı, kimisi marş söylüyor.
Kimi dans, kimi halay çekiyor.

 

Bugün on dokuz mayıs!
Türk’ün makus talihini,
Yendiği gündür.
Bugün, Türk’ün esaret altında,

 

İşgal altında, yaşayamayacağının,
Bütün dünyaya haykırıldığı gündür.
Bugün, Karadeniz’in, azgın dalgalarının;
Ayağını Samsun’a bastığında, Ata’nın,

 

Sularının durulduğu gündür.
Ve bugün Atatürk sevgisinin,
Türkün gönlüne, dağlarına, taşlarına,
Silinmeyen kalemle

 

Yazıldığı günün adıdır.
Bu gün Mehmet Emin Yurdakul’un
Zafer şiirini yazdığı gündür.

Kalbinde, bir ölüm gömleği giyer

 

Vatanı kurtarmak aşkını buldun;
Adını çağıran, “Gel kurtar” diyen
Muzdarip ruhların müncisi* oldun.

Millete haykırdın, dedin : “Nerdesin?

 

“Kimlerin elinde bak senin yurdun;
“Hani o dünyaya haykıran sesin?
“Niçin ses, soluk yok, ölü mü oldun?”

Ecdadın mezardan dirilse bugün

 

Hicapla alnım yere eğecek:
“Oğuzlar kanını taşıyan Türk’ün
Kahraman milleti bu mu?” diyecek.

Zira sen, kösteksiz arslanlar gibi,

 

Yurdunda hür gezmek için doğansın;
Dünyayı dolaşan bir rüzgâr gibi
Asırlar harbini yapan ırktansın.

M. E. Y. Yusuf Yılmaz

...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

“En güzel elbiselerimi giyeceğim. Ablamı bando takımının önünden geçerken selamlayacağım! Hep bir ağızdan istiklal marşını okuyacağız. Öğretmenime görünmek için yanına yaklaşacağım; Annemin sabah özenle taradığı saçlarımı okşasın diye… Beyaz gelinlikler giyinmiş yüzlerce ablalar, uçmağa hazır kelebekler gibi hareketlere hazırlanırken, ağabeylerin bir düdük sesiyle yukarı doğru gittikçe küçülen halkalar halinde yükseldiğini ve en tepedeki yağız delikanlının […]

Bu Haber 1.351 kez Okundu
Benzer Galeriler
Yukarı Geri Ana Sayfa