BEKA MESELESİ ( 5 ) | …ŞALPAZARI SES… SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com…
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

" RADYO AĞASAR " (Dinlemek için play tuşuna basınız)
BEKA MESELESİ ( 5 )
BEKA MESELESİ ( 5 )
  Sevgili dostlar, daha önce dört bölümde kaleme alınan Beka meselesinin beşincidizisini okuyacaksınız. (Aslında bu son diziydi ama seçimle beraber süreci yorumladığımız için bir bölüm daha uzadı. ) Beka meselesi...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

 

Sevgili dostlar, daha önce dört bölümde kaleme alınan Beka meselesinin beşincidizisini okuyacaksınız. (Aslında bu son diziydi ama seçimle beraber süreci yorumladığımız için bir bölüm daha uzadı. )

Beka meselesi sadece bize has bir durum değildir. Her devletin bir beka sorunu vardır.

Hatta Cenab –ı Allah haricinde kainattaki  her şeyin bir beka meselesi vardır.

Bizim bu satırlarda bu meseleye dem vurmamız kendi penceremizden geçmişe ışık tutmak, bugünü daha iyi anlamak ve geleceğe yön vermekten ibaret bir pusuladır.

Kaldığımız yerden devam edelim…

Meşhur İngiliz tarih ve siyaset bilimci Arnold J. Toynbee (1889 -1970) “Güney Müslümanlığı”  olarak tanımladığı Suudi Arabistan -Kahire eksenindeki Müslümanlığın, Batı Medeniyeti için bir tehlike olmaktan çıktığına dikkat çektikten sonra  “Kuzey Müslümanlığı”  olarak tanımladığıBuhara – Semerkant – İstanbul eksenindeki İslam anlayışının hala Batı için tehdit oluşturduğuna dikkat çeker.

Toynbee, Kuzey Müslümanlığının mutlaka “kontrol” altına alınması gerektiğine vurgu yapar.

Bizdeki Maturidi esaslı Horosan geleneğinden kaynaklı bu anlayış akılcı ve sorgulayıcıdır… İbni Sinalar, Farabiler, Biruni gibi çok çok büyük alimler bu ekolün izdüşümüdür.

Bu havzada kurulan tüm Türk devletlerinde bu inancın ilkeleri esastı. Din başta olmak üzere hemen hemen her sahada  Kanuni dönemine kadar bu gelenek hâkimdi.

Tarihçiler Osmanlı’da duraklamanın Kanuni’nin ölümüyle başladığını söyler. Aslında duraklama bizzat Kanuni ile başlar. Çünkü Kanuni döneminin meşhur Şeyhülislam’ıEbussuudbunda çok çok etkilidir.

Ne zaman ki Ebussuudteorisi (!) Osmanlı medreselerindereferans alınmaya başlandı, işte o zaman Osmanlı’da çöküşe giden yola da girilmiş oldu.

(Ebussud verdiği fetvalarla dönemin birçok âlimini katlettirdi. Dine zarar veriyor diye medreselerden “felsefe, matematik, hendese/ geometri, fen bilimleri “ gibi dersleri kaldırttı. Rasathaneyi yıktırdı, matbaanın gelişini yasaklattı. Faizi, gizli kapaklı bir biçimde Şeyhülislam sıfatıyla Osmanlı’ya çakan adamdı. Yani tarih kitaplarında bize büyük bir din âlimi diye gösterilen Ebussud, anlayacağınız o dönemin Fetö’süydü. )

Aslında Tonybee, formal eğitimde dört yüz yıldır uygulanmayan ama sosyolojik mecrada informal biçimdedevam eden Kuzey İslam geleneğininkontrolüne dikkat çeker.

İşte bu minvalde bu gelenekten beslenen Müslüman Türk gençlerine nasıl bir format atılması gerekliliği üzerinde de bir yönüyle görüş beyan eder.

Kısacası bizde eğitim anlamında format, 1800’lerde başlar. Özellikle Osmanlı bünyesinde yer alan yüzlerce misyonerlik okullarında AugusteComt’un dinsizliği din addeden Pozitivist felsefesi üzerinden, Osmanlı aydın tipi yetişir.

Zamanla marazi bir duruma dönen eğitimdeki bu tipleşme, 1947’de İnönü ve Amerika arasında imzalanan Fulbright anlaşmasıylatam teslimiyet babında ve ezberci bir şekilde günümüze değin gelir.

(Bizde aydın tipi demek, yerli ve Milli olana sövmek, Batı’nın sapık ve sapkın düşünürlerine adeta tapmak; sanat, felsefe ve teknoloji babında yeni bir şey ortaya koymamak demektir. )

NATO’ya girdikten sonra eğitimde, teknolojide, savunma sanayinde, tarımda kısacası her şeyde ABD’ye göbekten bağlılık başlar.

 Marshall yardımları da bunun içindi, Fulbright anlaşması da… Yalta’da çizilen rollerin dağıtımı da…

Albert Pike’nin mektubundaki öcü Komünizmtiyatrosu bu süreçlerle beraber nihayet bizde de sahneye konuldu.

Çünkü Türkiye hem dini hem kültürel hem de stratejikyönden dünyanın en önemli coğrafyasıydı. Amerikalı teorisyen NicholesSpeykman’ın Kenar Kuşak teorisinin en stratejik noktasıydı. Çünkü bu topraklara sahip olan Ortadoğu’ya, Ortadoğu’ya sahip olan da tıpkı Osmanlı gibi dünyaya hükmediyordu.

ABD, bu saiklerle Türkiye’yi NATO’ya aldı. NATO vesilesiyleTürkiye’deki siyasete ve bürokrasiye iyice hâkim olmaya başladı. Ve zaman geçtikçe Amerikan Büyükelçileri neredeyse Türkiye Başbakanı mertebesinde ve hatta ona da talimat verecek bir konuma geldi.

Bundan dolayıdır ki ABD’nin müstemleke bir vilayeti gibiydi Türkiye…

 Bu durumdan rahatsız olup yüzünü Rusya’ya dönmeye niyetlenen Menderes, 60 darbesi ile devrildi ve daha sonra da maalesef bunun bedelini canıyla ödedi.

Menderes’in infazı üzerinden iç kamuoyuna verilen mesaj netti:

Rusya’ya yaklaşan yanar…

60 darbesi ile her alanda( ki özellikle TSK’da)  iyice dizginleri eline alan ABD için artık  ilk hedef sözümonakomünizmle mücadeleydi. Ve bu minvalde 1964’lerde Fetö haini piyasaya sürüldü.

Fetö, Edirne’den Erzurum’a gelerek Erzurum’da Komünizmle Mücadele derneğini kurdu.

Amaç belliydi… Anadolu Müslüman Türk evladı Nurculuk öğretisi altında soslanılacak daha sonra Gülenizm denilen Vatikan Kardinalinin hizmetkârı olacaktı. (60 yıl imek ilmek işlendi Fetö… )

80 darbesi öncesi de Gladyo örgütlenmesi altında PKK kuruldu.

Komünizmin karşısına Milliyetçi ve muhafazakar gençliği çıkartarak büyük bir iç savaşa hazırlandılar ve bunu da başardılar…

Toplumu kamplaştırıp nihayetinde 80 darbesini icra ettiler.

Bütün bu süreçte kardeşi kardeşe katlettirdiler. Ve ülkenin gelecek kırk yılını bu çatışma üzerine inşa ettiler.

Bir taraftan darbelerle alttan alta güçlenip devlette teşkilatlananFetö diğer taraftan başımıza musallat edilen ve yaklaşık 700 milyar dolarımızı heba eden PKK…

İngiliz Churcill haklıydı. Türkiye solarsa sulanacak, gürleşirse budanacaktı. Çünkü genlerinde dünyaya nizam vermek olan bir devlet kontrol altında olmalıydı. Eğer olur da bir daha kendine gelirse en az altı yüz yıl daha dizginlenemezdi.

Fetö de PKK da bunun için vardı…

( Aslında Cumhuriyetin ilk yılları başta olmak üzere, tek parti hükümeti döneminde dinin bu kadar baskı altında olması ve daha sonra 28 Şubat sürecine kadar sistematik bir şekilde bunun Firavunvari bir üslupla uygulanması Fetö’nün üremesi ve artması için bilinçli olarak yapılan bir eylemdi.  YaniFetö’nün temelleri 1960’larda değil 1930’larda atıldı.

Din; baskı ve yasaklardan dolayı bilinçli olarak merdiven altı imalatı gibi bir olguda veceberrut bir Devlet anlayışı tahakkümünde olmasaydı Fetö/ler olmazdı/ olamazdı.)

Devam edeceğiz…

Bu Haber 1.240 kez Okundu
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

Yorum Yapmaya Ne Dersiniz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Benzer Haberler
Yukarı Geri Ana Sayfa

...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
”TEŞEKKÜR EDERİZ””TEŞEKKÜR EDERİZ”Şalpazarı İlçesine bağlı Akçiriş köyü sakinlerinden olan Merhum...
”Bahçeli;Vakfıkebir’de Akrabalarının Kabrini Ziyaret Etti””Bahçeli;Vakfıkebir’de Akrabalarının Kabrini Ziyaret Etti””Bahçeli;Vakfıkebir’de Akrabalarının Kabrini Ziyaret Etti”;Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)...
”Şalpazarı’nda Bir Değer;28 Yıldır İlçesinde Görev Yapıyor””Şalpazarı’nda Bir Değer;28 Yıldır İlçesinde Görev Yapıyor””Şalpazarı’nda Bir Değer;28 Yıldır İlçesinde Görev Yapıyor” Trabzon’un...
”Fındık Budama Kursiyerleri, Belgelerini Vali Yücel Yavuzu’un Elinden Aldılar””Fındık Budama Kursiyerleri, Belgelerini Vali Yücel Yavuzu’un Elinden Aldılar””Fındık Budama Kursiyerleri, Belgelerini Vali Yücel Yavuzu’un Elinden...
”Şalpazarı’lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi Etti””Şalpazarı’lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi Etti”''Şalpazarı'lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi...

TRT Spor Haberler

  • Anket

    • Sorry, there are no polls available at the moment.