”Diriliş Yeni Başlıyor” | …ŞALPAZARI SES… SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com…
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

" RADYO AĞASAR " (Dinlemek için play tuşuna basınız)
”Diriliş Yeni Başlıyor”
”Diriliş  Yeni Başlıyor”
( Dostlar, yazı yine biraz uzun ama yazıyı okuduğunuzda eğitim çarpıklığının hainlik boyutuyla nasıl iki yüz yıldır altımızı oyduğunu, üniversite ve aydın gerçeğini, kültürel soykırımı vs…   daha net göreceğinizi düşünüyorum…...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

( Dostlar, yazı yine biraz uzun ama yazıyı okuduğunuzda eğitim çarpıklığının hainlik boyutuyla nasıl iki yüz yıldır altımızı oyduğunu, üniversite ve aydın gerçeğini, kültürel soykırımı vs…   daha net göreceğinizi düşünüyorum… Selam ve Dua ile… )

 

ODTÜ, BİLKENT, BOĞAZİÇİ, İTÜ vs vs… Bunlar, ülkenin en elit üniversiteleri… Ülkenin, en zeki en donanımlı çocuklarının ilk tercihi olan üniversiteler…

 

Birkaç gün önce şehitlerimizin kemiklerini sızlatan, bizi büyük bir öfkeye gark eden bir olay ülkenin en elit üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleşti.

Üniversite kampüsünde hem Afrin Zaferini kutlamak hem de şehit olan kırk altı askerimizi yâd etmek için lokum dağıtan vatansever öğrenci gurubuna, öğrenci kılıklı(hem de Boğaziçili )teröristler saldırıda bulundu.

Üstelik açtıkları afişlerle de adeta devlete, millete kendi topraklarımızda resmen bizlere meydan okundu.

İşgalin, katliamın lokumu olmaz. / Kürdistan; faşizme mezar olacak. / Okulumuzda ÖSO’cu istemiyoruz.

Afişleri bastırıldı, sloganlar atıldı.

Üniversitelerin en az bir asırlık hali pür melali bu maalesef…

1856 Islahat Fermanından beridir ülkenin en elit okulları adeta misyonerlik faaliyetlerinin yürütüldüğü, vatan ve din düşmanlarının yetiştirildiği, gayri milli unsurların çöreklendiği kurumlar haline getirildi.

Abdülhamit’i deviren bizzat kendisinin açtığı okullardan mezun olan, beyni, ruhu, kültürel aidiyeti bu misyonerlik faaliyetleriyle formatlanan İttihatçı gençlerdi.

Aguste Comtte’nin dinsizliği din kılan pozitivist felsefesi Osmanlı eğitim sisteminin 19. yüzyılda ana ekseni olmuş, marazi düşüncenin oluşturduğu bu sancılı süreç Cumhuriyet’in ortalarına kadar sürmüştü.

Hatta eskisi kadar olmasa da bir damardan sürmeye de devam ediyor…

Maalesef eğitimde yerlilik ve millilik bu iktidar döneminde de tam anlamıyla gerçekleşmedi. Bakanlığımızın başındaki Milli sıfatı tabeladan öteye çok da gidemedi.

Çelişkilerle, trajik komik unsurlarla iki yüz yıldır sürer bu sarmal hala tüm garipliğiyle devam ediyor.

Örneğin:

Genel Türk Tarihi dersinde öğretmen, yirmi yaşındaki genç sultanın,  İstanbul’u fethederek yeni bir çağı başlattığını, altı dil bildiğini, Osmanlı’nın muhteşem bir devlet olduğunu büyük bir coşkuyla anlatırken,

Bir sonraki ders olan İnkılap tarihinde aynı öğretmen o padişahın kimi torununa Kızıl Sultan kimi torununa Hain, koca devlete de hasta adam demekten kendini alamayan bir müfredatın tatbikçisi oluyordu.

Kut’ul Amare gibi unutturulan büyük zaferler, resmi tarih teziyle saklanan gerçekler, ErmeniAgop Dilaçar gibi bir adamın yaptığı dil devrimleri ( 83.400 kelimelik Türk Dilinden 60 bin kelime atılmış, yerine 3100 yeni kelime uydurulmuş ve Türkçe %68 oranda fakirleştirilmiştir.) adı altında gizlenen kültürel soykırımlar vs vs…

 İngilizcenin önemi kadar İngilizleri biraz tanıtabilseydik, matematiği ezberletene kadar biraz matematiksel düşünmeyi öğretebilseydik, şiir ezberletene kadar biraz da şiirdeki duyguyu verebilseydik, biraz düşünen, sorgulayan, araştıran bir nesil yaratabilseydik çok farklı olurdu her şey ama belki de istenen de buydu.

1950’lerin sonunda Amerikalı bir eğitim heyetinin(!) Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı koridorlarında müfredat belirleme ve ders kitabı hazırlama çalışmalarını yürüttüğünü varsayarsak gerisini siz düşünün.

Bir taraftan süt tozu, diğer taraftan Marshall yardımları diğer taraftan da zihni format…

 

Ve gelinen süreç…

Üniversitelerde bilimsel eğitimden ziyade, ideolojik eğitim verildiğinden ya da buna uygun zemin yaratıldığından dolayıdır ki bilim namına ortada bir şey yok…

Ülkede aydın olmak demek;  dine, millete ve milli değerlere aykırı olmak, teröre ve teröriste sahip çıkmak demekle eşdeğer hale geldi.

 

Hatırlayın;

Hendek olaylarıyla Fetö’nün de hainliği vesilesiyle 800 şehit verdiğimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmen işgal edildiği 2016 yılında, devlet kendi bekası için harekete geçtiği zaman 1200’e yakın akademisyen kılıklı teröristler,

“ Devlet, başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve sürgünden vazgeçmelidir.” diyerek bildiri yayınlamıştı.

Yine Afrin operasyonundan önce de akademisyen ve sanatçı kılıklı hainler bu minvalde başka bir bildiri yayınlamıştı.

Aydın demek bu… İslami ve kültürel değerlere sövebildiğin kadar, Türk’ü yerli ve milli olanı yerdiğin kadar aydınsın. Batı’yı yücelttiğin, onlara hayran olduğun ve onların hizmetkârı ve hayranı olduğun ölçü miskalinde aydınsın…

Elitsin, burjuvasın, seçilmişsin…

Profesör unvanınla, Batılıların Muhteşem adını verdiği bir Cihan Padişahına  “salak” dediğin ölçüde akademisyen,

Türkler; bir milyon Ermeni ve Kürt’ü katletti, söylemiyle diyetini ödediğin ölçüde Nobel Ödüllü yazarsın.

Kahramanı kadar haini de bol bu ülkenin… Ve maalesef üniversiteler bu işin tam da merkezinde…

 

Zamanında İsrail’i kuran beyin kadrosundan tutun Abdullah Öcalan (Ankara Siyasal ) ’dan, Salih Müslüm’e ( İTÜ Kimya ), Savcı Selim Kiraz’ı şehit eden Şafak Yayla’ya  ( İstanbul Üniversitesi Hukuk ) kadar hepsi ülkenin bu elit üniversitelerinden çıkmıştır.

Birçoğunu tenzih ederek söylüyorum ama hatırı sayılır bir kısım akademisyenlerle de okuttukları öğrencilerin zihniyetleri de maalesef aynı…

Bu tezi destekleyen ve bu konunun önemine dikkat çeken bir örneği bir yazar sosyal medya hesabından şu şekilde zikretti:

Milliyetçi, muhafazakâr ve dinine bağlı bir akrabamın oğlu, İTÜ’yü kazandıktan sonra bambaşka bir şekle girdi. Şu an üçüncü sınıfta…Sadece üç senede, sosyalist ve ateist bir dünya görüşüne büründü. Namazını kılan, orucunu tutan, vatanına derinden bağlı bir genç değil şimdi.

 

Daha dün,  basında çıkan:

“ODTÜ ormanlıklarında yaptığı bir barakada günlerdir yaşamını sürdüren DHPC Ankara sorumlusu İlhan K. Düzenlenen bir operasyonla yakalandı. “ haberini okuduk.

İlmin, bilimin, irfanın ve muasır medeniyetlere gidecek yolun tam ortasında olması gereken üniversiteler; maalesef millî, manevi değerlere aykırı tutum ve eylemlerin merkezinde yer alıyor.

Kısa bir hafıza turuna çıkalım:

Gezi olaylarında TÜSİAD- Boyner- Koç ve temelinde Saros odaklı harekete geçirilen üniversiteli gençler odaklı eylemlerde “Zulüm 1453’te Başladı”pankartı hatırımızda hala…

2007 yılında milyonları sokağa döken ve adına Cumhuriyet Mitingleri denilen süreçte akademisyen kılıklı Kemal Gürüzlerin, Kemal Alemdaroğlularının “ORDU GÖREVE” pankartlarıyla yürüyen on binlerce üniversitelinin hali pür melali gözümüzün önünde…

Ya da ODTÜ’lü gençlerin kız erkek tuvalet ayrımını ortadan kaldıran eylemlere meze edilmesini, üniversiteli gençlerin kız erkek olarak bir evde yaşayarak geleneksel aile değerlerimizi alt üst edecek uygulamalara üniversiteli akademisyenlerce nasıl destek verildiğini, etime dokunma pankartlarının öğrencilere nasıl açtırıldığını da unutamadık.

Yine 80 olaylarında, 28 Şubat vs. darbelerde, üniversitelerin bir mikser görevi yaparak olayların nasıl tırmandırıldığı da toplumsal hafızamızda…

Çok çok öncesinde Abdülhamit Han’a bayrak açan Tıbbiyelilerin, Mülkiyelilerin kazan kaldırması da belleklerimizde…

FETÖ’nün eğitimdeki bu büyük boşluktan nasıl istifade ederek devasa bir yapıya büründüğünü, kendi üniversitelerini kurduğunu, tüm üniversitelere akademik kadro anlamında nasıl sızdığını ve bu üniversitelerde büyük bir şekilde örgütlenerek ( şakirt kazanma, barınma ihtiyacını karşılama, üniversiteye öğrenci çalıştırma bahanesiyle gençlere kanca atma vs… ) devlete nasıl ihanet ettiğini de 15 Temmuz’un sisli perde aralarından çok net gördük…

YÖK kurularak tekbir çatı altında ve belli bir ideolojik zeminde yıllarca örgütlü ve planlı bir şekilde bu doğrultuda hareket ettirilen üniversiteler gerçeği net karşımızda…

 

Vatan hainliğinde birbirlerini aratmayan, özellikle bilinçli ve programlı bir şekilde birilerince burulara monte edilerek ülkenin kilit noktalarına 1856 Islahat Fermanından beri beyin dinamitleri konuldu.

 

Yerli ve milli ne varsa buna karşı çıkıldı. Batı, kutsandı;  din yerildi,  sosyalist-ateistorjinli sloganlar eşliğindeki değerler yüceltildi. Ve bu değerle yetişen nesiller yıllarca ülkenin en kilit noktalarında görev aldı.

Liselerden üniversitelere kadar sömürülmüş bu düzen yıllarca devam etti. Biyolojik olarak Türk ama ruhen ve kültürel kodlarıyla ne Doğulu ne de Batılı bir nesil Araf’ta kalarak yaşadı. Kendi dilinden, kültüründen, ecdadından, milli değerlerinden yoksun ve bunlara da küfreden nice kayıp nesiller geldi geçti.

Cumhuriyetçi bir nesli Osmanlı’ya; Osmanlı ruhu taşıdığını iddia eden bir nesli de Cumhuriyete sövdürme başarısını birileri kazandı.

Ve bu çatışmadan istifade ederek devletin temellerine dinamit yerleştirildi.

Böyle bir kültürel soykırıma emin olun ki hiçbir millet uğratılmamıştır.

Anadolu liselerinde yıllarca tüm dersler ( Din- Edebiyat hariç ) İngilizce işlendi. Dünyaya medeniyeti öğreten, ilmin, bilimin, kalbin, ruhun merkezi olan Doğu kirletilerek ve sövülerek verilirken, vahşetin, sömürünün, ikiyüzlülüğünün, savaşın ve kanın müsebbibi Batı övülerek verildi.

Yerli ve milli ne varsa aşağılandı, bizden adam olunmaz sözleriyle özgüven ve milli aidiyet duygularımız formatlandı.

İçimizden tektük de olsa yine de büyük adamlar çıktı ve bu soykırımı kral çıplak diye yıllar öncesi yüzümüze vurdu.

Dünyanın en genç profesörü olan ve Türk olduğum için bana Nobel vermediler diyen Rahmetli Profesör Dr. Oktay Sinan bu konuda bakın ne diyor.

Yanıma gelen bir kadın bana, çocuğum Amerika’da şu okulda mastır yapıyor diyor. Dediği yer ise sözde okul özde ise papaz okulu. Ey veliler, aklınızı başınıza toplayın, çocuğunuza sahip çıkın. Toprak kaybedersin, kaybedilen toprak yeniden fethedilir ama gençlerimizin beyinlerini ele geçirirlerse bir daha o beyinleri fethedemeyiz. Onlara Milli değerleri öğretin, onlara İslam’ı, Osmanlı’yı anlatın. Onları ülkeleri için çalışan vatanperver olarak yetiştirin, az para kazansalar da vatan için çalışmalarını söyleyin.

İşte bu doğrultuda beyni Batı değerleriyle fethedilen Yahya Kemal gibi bir isim, kendi değerlerine söverek adeta tapınılan, kutsanan ülke edasıyla Fransa’ya gitti.

Ama orada tanıştığı dünyaca ünlü Fransız tarihçi Albert Sorel’in:

Dünyada keşfedilmemiş iki şey vardır: Biri kutuplar, diğeri de Türkler” sözünden sonra gerçek kimliğini buldu.

Önce uyanış, sonra silkeleniş ve sonra da harekete geçiş unsurlarıyla bildiğimiz Yahya Kemal olabilmesi bu çarpıklığın en trajik örneklerinden birdir.

Bizişte bütün bu piçleştirilmiş ikilem içerisinde iki yüz koca yılı yiyerek bugünlere geldik ve çok şükür ki bir uyanış ve silkeleniş döneminin kapılarını açıp bir aydınlanma dönemine girmenin arifesindeyiz şu an…

Ezcümle… DİRİLİŞ YENİ BAŞLIYOR

 

 

Bu Haber 832 kez Okundu
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Yukarı Geri Ana Sayfa

...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
”Halkımız Yayla Şenliklerine Doyacak””Halkımız Yayla Şenliklerine Doyacak”TRABZON;Şalpazarı halkımızın büyük bir çoğunlu...
”Gurbet’ten Şehitler Kupası Geldi””Gurbet’ten Şehitler Kupası Geldi”TRABZON; Şalpazarı’lı hemşehrilerimizin yoğun olduğu...
” 3’Üncü Kitap Okuma Yarışması Pazar Günü Gerçekleşecek”” 3’Üncü Kitap Okuma Yarışması Pazar Günü Gerçekleşecek”Trabzon Büyükşehir Belediyesinin geleneksel hale...
”Çabuk; Bu Sefer Kaybetmeyelim””Çabuk; Bu Sefer Kaybetmeyelim”TRABZON;Şalpazarı AK Parti İlçe Başkanı...
...ŞALPAZARI SES... SİZİN SESİNİZ.www.salpazari61.com...
”Halkımız Yayla Şenliklerine Doyacak””Halkımız Yayla Şenliklerine Doyacak”TRABZON;Şalpazarı halkımızın büyük bir çoğunlu İlçe dışı Yurt...
”TEŞEKKÜR EDERİZ””TEŞEKKÜR EDERİZ”Şalpazarı İlçesine bağlı Akçiriş köyü sakinlerinden olan Merhum...
”Bahçeli;Vakfıkebir’de Akrabalarının Kabrini Ziyaret Etti””Bahçeli;Vakfıkebir’de Akrabalarının Kabrini Ziyaret Etti””Bahçeli;Vakfıkebir’de Akrabalarının Kabrini Ziyaret Etti”;Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)...
”Şalpazarı Nereye Koşuyor””Şalpazarı Nereye Koşuyor”Şalpazarı Nereye Koşuyor derler ya bir tüten bacası bile...
”Şalpazar’nın Yeri Bende Başkadır ‘”Şalpazar’nın Yeri Bende Başkadır ‘”Maçka da Bulunan Dostlarımızı Ziyaret Ettik” Şalpazarı Orman...
”Şalpazarı’lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi Etti””Şalpazarı’lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi Etti”''Şalpazarı'lı Hemşehrimiz Engin Çırakoğlu Tuğgeneralliğe Terfi...
”Fatih Yılmaz Aday Adaylığını Açıkladı””Fatih Yılmaz Aday Adaylığını Açıkladı”TRABZON;Şalpazarı AK Parti Belediye Başkan aday adaylığına 2014...
”Gurbet’ten Şehitler Kupası Geldi””Gurbet’ten Şehitler Kupası Geldi”TRABZON; Şalpazarı’lı hemşehrilerimizin yoğun olduğu Şehzadeler şehri İstanbul’un...
”Kemal Türkmen Aday Adaylığını Açıkladı””Kemal Türkmen Aday Adaylığını Açıkladı”Aziz dostlar; çok kıymetli kardeşlerim, değerli basın mensupları...
”Dereköy Derneği Olağan Genel Kurul Çağrısı Yaptı””Dereköy Derneği Olağan Genel Kurul Çağrısı Yaptı”Merkezi İstanbul da bulunan Trabzon Şalpazarı Dereköy’lüleri Kültür...
”Mehmet Muhcu Aday Adaylığını Açıkladı””Mehmet Muhcu Aday Adaylığını Açıkladı”Mehmet Muhcu aday adaylığını açıkladı. Ak Parti Şalpazarı...
” Pelitçik Derneği’nden,Örnek Davranış “Geleceğe Bir Işık Tut” Kampanyası”” Pelitçik Derneği’nden,Örnek Davranış “Geleceğe Bir Işık Tut” Kampanyası”'' Pelitçik Derneği’nden,Örnek Davranış “Geleceğe Bir Işık Tut”...
”Aydın ve Ekibi Güven Tazeledi””Aydın ve Ekibi Güven Tazeledi”Diyanet Sen Trabzon Şubesinin 6.Olağan Genel Kurul Toplantısında...
”TSSF Başkan’lığı Trabzon da Sualtı Ragbisi Düzenledi””TSSF Başkan’lığı Trabzon da Sualtı Ragbisi Düzenledi”TRABZON; Şalpazarı İlçemize bağlı Üzümözü mahallesi sakini gururumuz...
”Kurukız’dan Karaman’a Taziye Ziyareti””Kurukız’dan Karaman’a Taziye Ziyareti””Kurukız’dan Karaman’a Taziye...
‘Trabzon CHP Milletvekili Ahmet Kaya Şalpazarı’na Teşekküre Geldi”‘Trabzon CHP Milletvekili Ahmet Kaya Şalpazarı’na Teşekküre Geldi”'Trabzon CHP Milletvekili Ahmet Kaya Şalpazarı’na Teşekküre...

TRT Spor Haberler

  • Anket

    • Sorry, there are no polls available at the moment.
  • bursa escort escort beylikdüzü escort bursa bayan escort istanbul escort istanbul escort mersin escort kayseri bayan escort bayan bursa kocaeli escort bayanlar atasehir escort bayanlar istanbul escort maç izle